bebeklerimiz Harita

TÜP BEBEK PSİKOLOJİSİ İLE İLGİLİ SORULARINIZ


Eşlerin tüp bebek tedavisine ve birbirlerine yaklaşımları nasıl olmalıdır?

İki çeşit yaklaşım ilişkiye zarar vermektedir. Yaşanan problem için karşı tarafı suçlamak ya da bu problem için kişinin kendini suçlaması. Suçlu hissettirmek ya da suçlu hissetmek hayatta hiçbir problemin çözümüne yardımcı olmadığı gibi kısırlık ile başetme konusunda da bir yararı yoktur. Tam tersine ilişkiye gereksiz bir yük yükler.

Bunun yerine çiftler kendi duygularını açıkça ifade etmeli, varolan durum karşısında ortak bir çözüm planı düşünmeli ve bu plana her iki eş de sadık kalmalıdır. Kısırlık problemi evlilik ilişkisi için önemli bir sınavdır. Bu sınav, eğer varolan sorun ortak bir şekilde ve bir dayanışma içinde ele alınırsa daha rahat verilir. Sorunun ortak şekilde halledilmeye çalışılması demek, doktor kontrollerine erkeğin, kadın ile birlikte gitmesi; tedavi konusunda aile ve arkadaşlarından kimlere ve ne kadar bilgi vereceklerinin kararının birlikte verilmesi ve uygulanması sayılabilir.

Bu problem çiftin problemidir. Çözümü, çiftin ortak niyet ve ortak tavrı ile bulunacaktır.

Tüp bebek tedavisinde sonuç alamayan kadınların bu durumla başa çıkabilmeleri için neler yapması gerekmektedir?

Öncelikle aşılama ve tüp bebek yöntemlerini mutlaka denemeleri gerekmektedir. Günümüzde, çiftlerin %15'i bu yöntemlerle çocuk sahibi olmaktadırlar. Bu yöntemler birden fazla kez denenebilir. İlkinde olmadı ise bu bir daha olamayacak anlamına gelmez. İlk denemede çocuk sahibi olan çiftler olduğu gibi, daha sonraki denemelerinde hedeflerine ulaşan çiftler de vardır.

Bu denemeler sırasında ve sonrasında psikolojik yardım almak çok önemlidir. Artık birçok tüp bebek merkezinde psikolog bulunmaktadır. Toplumumuzda maalesef "benim bir problemim yok", ya da "ben zaten eşimle, dostumla konuşuyorum" diyerek, psikolog ile yapılacak görüşmeler ihmal edilmektedir. Oysa görüşülecek psikolog benzer problemi yaşayan birçok hasta ile çalışmalar yaptığından, bu konuda uzmanlaşmıştır ve kişinin ihtiyaçlarını kolayca farkedip, ona göre yönlendirmede bulunabilir.

Eğer tedavi sonucunda gebelik yaşanamıyorsa, bu durumda çift mutlaka uzman bir psikolog ile irtibata geçmeli ve kendi durumlarına uygun yardımı talep etmelidir.

Bu süreçte karşılaşılan engeller, psikolojik rahatsızlıklara sebep oluşturmakta mıdır?

Maalesef en başta kişinin yaşamdan aldığı haz ciddi şekilde düşmektedir. Çocukları olmadığı için yaşamın anlamsızlaştığı ve hedeflerinin kaybolduğu çiftler vardır. Depresyon ve kaygı bozuklukları görülebilir. Kısırlık çok ciddi bir stres faktörüdür. Fakat mutlaka şunu da vurgulamak gerekir ki, kısırlık problemi yaşayan her çift, bu tedaviyi ya da tedavinin sonuçlarını psikolojik rahatsızlık yaşayarak karşılayacak değildir. Bu problem karşısında işbirliği içinde hareket eden çiftlerin çok daha sağlam ayakta durduğu ve yaşam kalitelerini korudukları gözlemlenmiştir.

Çiftlerin hangi durumlarda psikolojik yardım almaları gerekmektedir?

Yaşamda çocuk dışında başka hedef göremiyorlarsa, bu problemden dolayı eşleriyle duygusal ve cinsel ilişkileri bozulmuşsa; yine bu problemle ilgili olarak sosyal çevrelerinden uzaklaşmışlarsa...yaşamdan keyif alamıyorlarsa, kendilerine olan sevgi ve güvenlerini kaybetmişlerse, gelecek ile ilgili beklentileri, heyecanları kaybolmuşsa mutlaka psikolojik yardım almaları gerekmektedir.

Çocuk sahibi olamamak en çok erkeği mi kadını mı etkilemektedir?

Her ikisini de. Sadece kadınlar bunu daha dışadönük şekilde ifade ederler. Konuşurlar, ağlarlar, kızarlar. Erkekler ise içlerine kapanır ve problem onları etkilemiyormuş gibi davranırlar.

Katkıda bulunan Klinik Psikolog Gonca Şensözen

  • Hamilelik Psikolojisi
  • Psikolojik Hazırlık
  • Kısırlık Tedavisinin İş Hayatına Etkisi
  • Tüp Bebek Psikolojisi ile İlgili Sorularınız


  • Hazırlamış olduğumuz psikoloji testimizi incelemek ister misiniz?